LİBERALİZM ÜZERİNE BİR ŞEYLER - BULUT SOYAL

LİBERALİZM ÜZERİNE BİR ŞEYLER - BULUT SOYAL


LİBERALİZM ÜZERİNE BİR ŞEYLER

Esasında liberalizme, daha doğrusu sağ liberalizme sıcak bakan bir şahıs olsam da bu ideolojinin birçok eksiği olduğunu düşünüyorum. Gerek otorite algısına genel yaklaşımı, gerek uç sağ görüşler ile arasındaki bağ ve gerek özgürlükten ziyade piyasa odaklı bir görüş olması beni tam bir sağ liberal olmaktan alıkoyuyor. Aynı şekilde sol liberalizmin de birçok eksiği olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak liberalizm otoriter düşüncelere kıyasla daha toy olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple liberalizm ve özellikle de sağ liberalizm üzerine bir yazı hazırlamak istedim. Niyetim bu politik ideolojinin kendimce eksik bulduğum tarafları üzerine konuşmak ve eleştirel bir bakış açısından bu ideolojiyi incelemek.

Sağ liberallerin, veya liberteryenlerin, ideolojisinin temelini oluşturan öğe devletin daha az yetkiye sahip olması ve şahısların daha fazla hakka ve güce sahip olması. Temel olarak mutlak ifade ve mülkiyet özgürlüğü en önemli etmenler olarak karşımıza çıkacaktır. Devletin otoritesinin sıfıra inmediği fakat yaklaşması söz konusudur. Anarşistlerin aksine sağ liberal bir düşünce, devleti hiçe saymaktansa halk üzerinde daha az baskı kuran bir devlet istenmektedir. Halkın tamamının sağ liberal olduğu bir ülkede devlet halkı halkan korumaktansa halkın mal varlığını o halkın dışındaki halklardan korumalıdır, en azından halkın devletten bekleyebileceği şey en fazla bu olabilir. Bunun dışında halk otoritenin tek bir noktaya konsantre olmasındansa gücü azalmadan tüm ülkeye eşit dağıtılacak şekilde yayılmasını isteyecektir. Bahsettiğim adem-i merkeziyetçilik, yani devletin gücünün azalması ve yerel yönetimlerin gücünün artması durumu. ABD'nin içinde bulunduğu durum budur. ABD'de bir eyalet bir kural koyarken bir başka eyalet seçim yoluyla başka bir kural koyabilir. Örneğin çoğu eyalette yasa dışı olan bir narkotik madde California'da tam anlamıyla serbest olabilir. Bunun gayet faydalı olduğunu düşünmekteyim. Bu şekilde halk yaşadığı bölge üzerinde daha fazla hak sahibi olabilir. Marksist bir düşünce olan üretim araçlarının halka bırakılması da bana göre sağ liberalizmin bu bahsettiğim ilkesine yakındır. Tam zıt eksende bulunsalar bile her iki ideolojinin niyeti halka daha fazla güç tanımak. Ayrıca Marks'ın temel ilkelerinden biri ola halkın silahlandırılması da günümüz solcular tarafından reddedilse de sağ liberaller tarafından güzelce benimsenmiştir. Burada sağ liberallere bir tavsiyem olacak. Liberalizm dışındaki ideolojilere bir hastalık gibi yaklaşmaktansa o ideolojilerdeki faydalı fikirleri kendi safımıza çekebiliriz. Bu hem biz sağ liberallerin argümanlarını daha kuvvetli kılacaktır hem de farklı fikirlerle olan bağımızı arttırarak bizleri daha çeşitli, daha türlü bir kitleye çevirecektir. Batıda yaşayan solcuların ağızlarından düşüremediği ''diversity'' yani kültürel çeşitlilik ilkesi de esasında liberal düşüncenin temelindedir. Farklı milletlerin çatı altında toplanması liberal düşüncenin her zaman temelinde olmuştur ama günümüz ileri sağcılarının sabotajları sayesinde bu ilke sağ liberal çevrelerde daha az dile getirilmeye başlandı.

Şimdi gelelim bu ideolojinin uğradığı sabotajlara. Öncelikle sağ liberalizm kapitalizmin temelinde olduğunda günümüzde hayatımızı ele geçirmiş neo-liberalizmin kötü tarafları da doğrudan liberalizme bağlanır ve doğrudan eleştirilir. Öncelikle bir liberal olarak neo-liberalizmden nefret ederim. Bunun sebebi neo-liberalizm kimsenin dilinden düşüremediği ''vahşi kapitalizmi'' yaratmış olması. Neo-liberal dünyada devletlerin uyguladığı çeşitli düzenlemeler ve dayattığı kurallarla sıradan vatandaşların piyasaya girmesini imkansız hale getirmiş ve sadece devasa firmaların belli bir başarıyı koruması sağlanmıştır. Bu şekilde aslında liberal düşüncenin temelinde olan ilkeler hiçe sayılmıştır.

Bireycilik bir politikacı için zordur. Elinde bulunduğu gücü bir yığın sivile bırakmak istemez. Bireycilik birey için de zordur. Bize dayatılan kurallara uymak kendi doğrularımızı bulup onlara göre yaşamaktan daha kolaydır. Bir şeyler kural olduğu zaman kutsallık kazanır ve önemli davranışlar haline gelir. Faydalı olandansa yapılması gerekeni yapmak işleyişi bozmayacaktır. İfadelerin özgürce dile getirildiği bir ortamda oluşacak tartışmalar bir savaşın hiddetine sahip olacak ve mutlak çözüme ulaşılana kadar çeneler durmayacak ama ifadenin dikte edildiği bir ortamda kabullenmek veya basit bir muhalif olma dışında bir şansımız olmayacak. Sonuç olarak liberalizm zor ama otoriter düşünceler ise daha kolay olacak. Düşünme yetisi bulunmayan veya düşünmeyenler güvenlikleri için otoriteye ihtiyaç duyacaktır. Bu yazdıklarım serzeniş gibi gelebilir ama değil. Durumun tam anlamıyla bu olduğuna inanıyorum. Burada yapmamız gereken bizi otoriteye iten şahıslarla sert tartışmalara girmektense onlara düşüncelerimiz sakince anlatmak, sakince konuşamıyorsak hiç tartışmaya girmemek ve iyi bir tavır sergilemek. En faydalı olanın agresiflikten en uzak olan olduğuna inanıyorum.

Liberalizmin bireyi ve bireyciliği temelinde barındıran bir ideoloji. Bireyin bireye bırakılması gerektiğini savunuyor. Şahsın üzerinde kendi rızası dışında otorite bulunamaz. En uç noktasında şahıs kendisiyle alakalı her konuda kararı kendisi vermelidir. Söz konusu ölüm bile olsa son karar şahsa bırakılmalıdır. Güçlü ve inatçı (ama özellikle inatçı) kişilikler için bu idealden bile öte olabilir. Hayatını kendi başına kontrol edebilen kimseler veya bunu dileyen kimseler için liberalizm en idealidir. Ama bunu beceremeyen veya tercih etmeyenler için can sıkıcı olabilir. Fakat işin sonucu kontrol isteyenler veya istemeyenlere bırakılmıyor. Kontrol kurmak isteyenlere ve kurulmasına karşı olanlara bırakılıyor, ve insanları kontrol etmek isteyen insanlar sayıca daha fazla, kontrol altına alınmaktan rahatsız olmayanlar da.

Liberalizmin ve bireyciliğin önüne döşenmiş sayısız engel var, ve bunlarla başa çıkılması gerekiyor. Günümüz liberallerinin yapması gereken öncelikle birey olmayı başarabilmek. Evet, birey olmanın en zor olduğu yerde ve zamanda bunu başarmalıyız. Daha fazla okumalı, daha bilinçli insanlar olmalıyız. Sistemlerin bize dayattıkları olmadan yaşamayı öğrenmeliyiz.

Bulut Soyal

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski